İmam Cafer: ‘Dünya Deniz Suyu Gibidir’
Haber
14 Ekim 2022 - Cuma 15:13
 
İmam Cafer: ‘Dünya Deniz Suyu Gibidir’
Allah bir kuluna hayır diledi mi, onu dünya ile ilgili olarak zühd sahibi kılar, dinde derin kavrayış sahibi olmasını sağlar ve ona kusurlarını gösterir. Kime bu özellikler verilmişse, ona dünya ve ahiret hayrı verilmiş demektir
Ehlibeyt Haberi
İmam Cafer: ‘Dünya Deniz Suyu Gibidir’

Abdullah b. Kâsım rivayet eder: "Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:

"Allah bir kuluna hayır diledi mi, onu dünya ile ilgili olarak zühd sahibi kılar, dinde derin kavrayış sahibi olmasını sağlar ve ona kusurlarını gösterir. Kime bu özellikler verilmişse, ona dünya ve ahiret hayrı verilmiş demektir."

(İmam) devamla şöyle dedi: "Hiç kimse dünyaya karşı zühd sahibi olmaktan daha hayırlı bir kapıdan hakkı talep etmiş değildir. Bu hak düşmanlarının talep ettikleri yolun zıddıdır.

-Râvi- Dedim ki: "Canım sana feda olsun, onlar ne talep etmektedirler?"

Buyurdu ki: "Dünyayı arzu etmektedirler."

Ve yine şöyle buyurdu: "Çok sabreden değerli bir insan yok mu? Şu dünya hayatı birkaç günlük bir süredir. Haberiniz olsun, dünyaya karşı zühd yolunu tutmadıkça imanın tadına varmanız mümkün değildir."

Ravi der: Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam)'ın şöyle dediğini duydum:

"Mü'min dünyadan uzaklaşınca yücelir ve Allah sevgisinin tadına varır. Dünya ehlinin nazarında o deli gibi görünür. Oysa dünya sevgisinin tadı insanları deli etmiştir. Dolayısıyla onun dışındaki bir şeyle uğraşmazlar."

Yine şöyle dediğini duydum: "Kalp tamamen berraklaşınca, yücelinceye dek yeryüzü ona dar gelir." 

İbn-i Bukeyr rivayet eder: "Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:

"Resulûllah (sallallahu aleyhi ve alihi) şöyle buyurdu: Dünyayı istemenin bir şekli vardır ki; bu ahirete zarar verir. Ahireti istemenin bir şekli de vardır ki bu da dünyaya zarar verir. Hiç şüphesiz dünyanın zarar görmesi ahiretin zarar görmesinden daha iyidir." 

Ebu Bâsir rivayet eder: "Ebu Zer (Allah ondan râzı olsun) bir konuşmasında şöyle demiştir:

"Ey ilim arayan kimse! Dünyada hiçbir şey yoktur ki, iyisi faydalı ve kötüsü de -Allah'ın merhamet ettiği kimseler hariç- zararlı olmasın.

Ey ilim arayan kimse! Aile ve mal seni nefsinle (kendinle) ilgilenmekten alıkoymasın. Sen onlardan ayrıldığın gün, aralarında bir gece kalmış sonra sabah olunca onlardan ayrılıp başka tarafa gitmiş bir misafir gibisin. Dünya ve ahiret, birinden diğerine taşındığın iki menzil gibidir. Ölüm ile diriliş arasındaki süre bir uyku gibidir. Uyursun, sonra uyanırsın.

Ey ilim arayan kimse! Allah Azze ve Celle katındaki makamın için önceden hazırlık yap, sâlih ameller gönder. Çünkü sen amelinin karşılığını alacaksın. Ne ekersen onu biçersin, ey ilim arayan kimse!" 

Hasan b. Raşid rivayet eder: "Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:

"Resulûllah (sallallahu aleyhi ve alihi) şöyle buyurdu: Benim dünya ile bir işim yok. Benimle dünyanın örneği, bir devenin sırtında yolculuk yapan kimsenin örneğidir. Sıcak bir günde bir ağacın dibinde oturur, öğle uykusunu yatıp dinlendikten sonra onu terk edip gider." 

Yahya b. Ukbe el-Ezdî rivayet eder: "Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:

"Ebu Câfer (Muhammed Bâkır Aleyhisselam) şöyle buyurdu: Dünyaya ihtirasla sarılan kimse ipek böceğine benzer. Etrafındaki kozayı ördükçe ondan çıkması daha da zorlaşır, sonunda kahrından ölür."

Ravi der ki: Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) şöyle dedi:

"Lokmanın oğluna verdiği öğütlerden biri de şuydu: Yavrucuğum! İnsanlar senden önce çocukları için mal biriktirdiler. Ne biriktirdikleri mal kaldı, ne de kendileri için mal biriktirdikleri evlatları.

Sen ücretle tutulmuş bir kölesin. Sana bir iş emredilmiş ve bu işe karşılık da sana bir ücret verileceği vaad edilmiştir. O halde, işini eksiksiz yerine getir ki, ücretini eksiksiz alasın.

Bu dünyada yemyeşil bir tarlaya giren ve iyice semizleşinceye kadar yiyen, üstelik semizleştiği zaman da ölecek olan bir koyun gibi olma.

Dünyayı bir ırmağın üzerinde kurulu bir köprü gibi gör. Onun üzerinden geç ve öylece bırakıp git. Bir daha da dönüp ona bakma. Onu yık, sakın imar etme. Çünkü onu imar etmen sana emredilmemiştir.

Bil ki, yarın Allah Azze ve Celle'nin huzurunda dört şeyle ilgili olarak sorguya çekileceksin:

Gençliğini nerede çürüttün?

Ömrünü nerede tükettin?

Malını nereden kazandın?

Ve malını nerede harcadın?

Buna hazırlan ve şimdiden bunlara ilişkin cevaplarını bul. Dünyalık olarak kaçırdığın şeylere üzülme.

Çünkü dünyanın azı, kalıcılığı uzun sürmez, çoğu da, musibetlere uğramasından emin olunmaz. Tedbirini al ve işine sıkıca sarıl. Yüzünün önündeki perdeyi kaldır. Rabbinin nimetlerine yönel. Vaden dolmadan ve seninle arzuların arasına girilmeden önce boş zamanlarında çalış." 

İbn-i Ebu Ya'fur rivayet eder: "Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam)'ın şöyle dediğini duydum:

"Allah Azze ve Celle Musa (a.s.)'a şöyle seslenmiştir:

Ey Musa! Dünyaya zâlimler gibi onu ana baba edinen kimseler gibi meyletme, yaslanma.

Ey Musa! Eğer seni, kendine bıraksam, nefsinin kontrolünü sana bıraksam, o takdirde dünya sevgisi ve çekiciliği seni alt eder.

Ey Musa! Hayırda hayır ehli olanlarla rekabet et, hayra ulaşmak için onlarla yarış. Çünkü hayır, adı gibi iyidir.

Dünyada ihtiyacın olmayan şeyleri bırak. Dünya tutkunlarına ve nefislerine terk edilen kimselere bakma. Bil ki, her fitnenin başlangıcı dünya sevgisidir.

Hiç kimseye, malı çoktur diye gıpta etme. Çünkü malın çok olduğu yerde günah da çoktur, yerine getirilmesi gereken haklar açısından.

Allah'ın ondan hoşnut olduğunu bilmediğin sürece insanların hoşnut olduğu kimseye de gıpta etme. İnsanların itaat ettiği için bir kimseye de gıpta etme.

Çünkü insanların birine haksız yere itaat etmeleri ve tâbi olmaları hem tâbi olanlar, hem de tâbi olunanlar açısından helaktır." 

Gıyas b. İbrahim rivayet eder: "Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:

Ali (a.s.)'ın kitabında şöyle yazar: Dünya bir yılana benzer. Dokunduğun zaman yumuşacıktır fakat içinde ölümcül bir zehir vardır. Akıl sahibi olan yetişkin kimse bundan kaçar. Ama cahil çocuk ona sahip olmak ister." 

Ebu Cemile rivayet eder: "Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:

"Emir'ül-mü'minin (Ali b. Ebu Tâlib) bazı ashabına öğüt maksadıyla şunları yazmıştır:

Sana ve kendime, isyan edilmesi helal olmayan, kendisinden başkasına ümit bağlanılmayan ve O'nsuz olunmayan Allah'tan sakınmayı tavsiye ediyorum.

Çünkü Allah'tan sakınan kimse aziz olur, güçlü olur, tok olur, suya kanmış olur.

Aklı dünya ehlinden üstün kılınır, bedeni dünya ehliyle beraber olduğu halde, kalbi ve aklı ahiret için yorulur. Kalbinin ışığıyla gözünün dünya sevgisi nâmına gördüğü şeyi söndürür. Haramlarını iğrenç görür, şüphelilerinden uzak durur.

Allah'a and olsun ki, dünyanın çoğu helalinden de uzak durur, ancak bedenine güç verecek bir parça ekmek, ayıp yerlerini örtecek giysi alır. Onu da en kabasından ve katısından temin eder. Kaçınılmaz olarak edinmek durumunda olduğu şeylere de güven duymaz, onlara umut bağlamaz.

Güvenini ve ümidini varlıkların yaratıcısına yöneltir. Çalışır, çabalar, bedenini öyle yorar ki, kaburgaları görülür. Gözleri çukurlaşır, buna karşılık Allah onun bedenine bir kuvvet, aklına bir keskinlik verir.

Ahirette onun için saklanılan ödüller ise bundan daha fazladır. O halde, dünyayı elinin tersiyle it.

Çünkü dünya sevgisi insanı kör, sağır ve dilsiz eder, insanı, boyun eğen zelil bir varlık haline getirir.

Ömründen kalanı değerlendir. Sakın yarın veya yarından sonra yaparım, deme.

Çünkü senden öncekiler uzun hayallere, beklentilere bel bağladıkları ve her şeyi erteledikleri için helak oldular. Onlar bu şekilde her hayrı işlemeyi ertelerken Allah'ın emri çıkageldi. Hiç farkında bile değildiler.

Tabuta konulup dar ve karanlık kabirlerine teslim edildiler. Çocukları ve aileleri onları kendi hallerine bıraktılar.

Öyleyse, pişman olmuş bir kalple kendini Allah'a ada. Dünyayı elinin tersiyle itmek ve bu hususta kararlı olmak, yenilmek ve yüzüstü kalmak değildir. Allah bize ve sana kendisine itaat etmemiz hususunda yardım etsin. Allah bizi ve seni rızasına uygun hareket etme hususunda muvaffak kılsın."

Talha b. Zeyd rivayet eder: "Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:

Dünya deniz suyu gibidir. Susuz olan kimse ondan içtikçe susuzluğu artar, (susadıkça da içer) sonunda ölür gider." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Cafer eserinden)

Kaynak: (UH) - www.usakhaberler.com Editör: Ramazan Güner
Etiketler: İmam, Cafer:, ‘Dünya, Deniz, Suyu, Gibidir’,
Yorumlar
Haber Yazılımı